29 Ağustos 2013 Perşembe

Wild Rain (Leopard People #2)

they married ...
Feci bir seri değil ama bazen insanı bezdirdiğide oluyor. Mesela Rachael'ın birşeyden birinden kaçtığını biliyoruz ,geçmişini ve neden kaçtığını son 25 sayfada öğreniyoruz. Aslında tahminde edebiliyoruz ama abisininmi kötü amcasınınmı olduğunu tam kestiremiyorsunuz.sonuçta karşımıza ne yaptıysam senin iyiliğin için yaptım kardeşim diyen elijah çıkıyor. sevilesi sıkılası elijah :D Neyse uzun uzadıya yorum yapacak halim olmadığından burada kesiyorum . seriye üçüncü kitabı ile devam ediyorum.  


27 Ağustos 2013 Salı

The Mistress (The Original Sinners, #4)


Kitap hakkında genel yorum : Ne bileyim beni hayal kırıklığına uğrattı. Nora kaçırıldı soren'in eşi kingsley'nin kız kardeşi tarafından (evet ölmemiş aman ne büyük süpriz) . Kafadan sakat marie nora'ya neden wesley'e ve soren'e aşık olduğunu , hangisini daha çok sevdiğine dair hikayeler anlattırıp duruyor. Yani sık sık flash back'ler var. Sanki serinin beyaz yıllar kısmında bu flash back'lerin olduğu yıllara ait hikaye örgüsünü okumayacakmışız gibi. Bu arada norayı kurtarma planı yapan erkeklerimize soren'in yeğeni laila ve ne alakaysa dediğim zach'in karısı grace'de katılıyor. Kitapta herkez o kadar açık fikirli o kadar sevgi yumağı ki kusabilirim . Kimin eli kimin cebinde belli değil. 

Gelelim karakterlere

Wesley: ilk baştan beri kitapta taptığım , en çok sevdiğim karakter olan wesley bu kitapta yerden yere vurulmuş. Nora'ya aşığım diye dolaşan ona evlenme teklif eden wesley'den ,norayı kurtarmaya gelince nedense bir icraat göremiyoruz. Wesley'nin aklına dank ettirildi bazı şeyler. nora ve ben ayrı dünyaların insanıyız, ben s&m dünyasını anlamadım anlamayacağımda, bari karşıma istediğim gibi uzun bacaklı masum zeki güzel ve vanilla laila çıkmışken fırsatı kaçırmıyımda şunu beceriyim , evleniyim o benim gelecekteki prensesim olsun . höh diyorum. Ben olsam bu kadar sevmeme rağmen kitapta öldüreceğim bir karakter yapardım onu. yani nora uğruna ölse daha güzel olacakmış onun sonu sanki. evet acı ama gerçek. madem karakteri mahvedeceksin bari gözümüzde onurlu bir son ver ona :=))
soren: Soren yanmış yıkılmış , kingsley'e olan aşkı depreşmiş , nora ölürse bende ölürüm triplerinde gezinmekte. laila'nın iffetini korumaya çalışırken grace'in teklifini kabul etmesine ve bunu korunmadan yapmasınada hayretler içinde bakarak okudum doğrusu. Evet soren'imiz çilli kızıl grace ile bir seans geçiriyor. yaralı olan nora yüzünde üzerinde çalışabileceği bir sub olmadığından strese giren soren'i yatıştırmak ve bu dünyadan bir tad bir doku isteyen grace fedakarlık yapıyor :P bu kadar masum vanilla gösterilen grace'in soren'in acılı seasına gık demeden yanıt vermeside çok bayat bir numaraydı. daha bayatı ise bu geceden önce yıllardır hamile kalamayan grace'in 18 ay sonra tanıştığımız oğlunun sarışın olmasıydı. sen anla gelinim. 
kingsley:nora'yı çok sevmeyen ama belli etmeyen kingsley burda açık açık belli ediyor işte. Noranın dibine kadar gelen o anda onu kurtarabilecekken ablamı sırtından vuramam bahanesi ile geri dönen kingsley soren'in kendini feda etmesinin ardından aşkının peşinden koşup günü kurtarıyor ve norayı sorenle ölmeden oradan çıkarıyorlar. Kingsley'de bir anda baba oluverenlerden seride. Soren ile ilişkileri dahada ilerlemiş durumda artık.

grace: kitapta en gereksiz kişilikti bence . Zach'in nora ile ilişkisine kızmayan aksine noraya minnettar kalan grace zach'i bir şartla affediyor. bende S&M olayını bir kere deneyeceğim. Zach avustralyada konferansta ve izin veriyor. bunun üzerine gelişen olaylada soren2e karşı duygular beslemeye başlayan grace onunla bir gece geçiriyor ve 18 ay sonra diye geçilen kısımda bir oğlunun olduğunu öğreniyoruz. adı fionn irlanda dilinde sarışın demekmiş bak şimdi. zach ve soren'in telefon konuşmasında bize açıkça söylenmesede ifadeden oğlanın soren'den olduğunu anlıyoruz. höh ya, pembe dizi gibisiniz.

laila: yorum bile yapamıyorum. Sanki yazar laila'yı wesley için yaratmış ,onunda boynu bükük kalmasın diye al sana hayalindeki kız demiş.
nora: ben wesley'e aşığım , zach'e aşığım, soren'e deli gibi aşığım , kingsley'i seviyorum edalarında ama ben size gerçeği söyliyim
nora wesley'i kullandı , kingsley'e soren için katlanıyor, zach'le çalıştığı için ve onu alaya almayı seviyor , nora soren'e deliler gibi aşık. kitapta aşk tek kişilik değildir, aynı anda 20 kişiyede aşık olunur neden olmasın felsefesi var ama bende bunu anlamıyorum işte. Wesley'nin ondan ayrılmasından sonra timsah gözyaşlarını 2 kere zoraki döken nora bunun kanıtıdır. aşk tek kişiye karşı beslenir arkadaş. Kitap kendini çürütüyor. Diğre duyguları aşk ile karıştırıyor ve akıl karışıklığı yaratıyor.
Neyse işte son kitap olarak bekleneni veremedi benim için doğrusu.









14 Ağustos 2013 Çarşamba

The Darkest Craving (Lords of the Underworld #10)


Gena showalter hiçbir zaman beni hayal kırıklığına uğratmaz. yine harika bir kitaptı. Gerçi yazarın william'ı kitabı okutmak için kullanmış gibi hissettim. Çünkü disaster'ın taşıyıcısı kane ile daha önceki kitaplarda pek bir etkileşimimiz olmamıştı. Cehennemde yaşadıkları yüzünden intiharın eşiğine gelen kane'i kurtarma görevini üstlenen william haşerilikleri , thmin edilemez davranışları ve seksiliğiyle belkide kitabı kurtaran isimdei. en azından fifty fifty. ama ben kitaptaki esas kızımız josephina'ya da hasta oldum :D bu kadar şekerlik olmaz. Lord'lara karşı faangirl tavırlarıyla adeta bizi temsil etti orada :D çünkü bir lord'u karşımda görsem bende tink gibi davranırdım :D
Kane'i cehennemden kurtaran josephina  bunu karşılıksız yapmadı. Kane'den onu öldürmesini istemişti. Ama kane ilk gördüğü anda "benim olmalı" dediği bu fae kızın isteğini yerine getirmeyecek aksine ona yaşama sevgisi aşılamayı kendine görev edinecektir. ama josephina'nın kötü fae kral babası ve ailesi onu kan kölesi yapmış fae krallığında kız kardeşinin işlediği suçların cezasını çekmekle görevlendirilmiştir. Tinker bell'inde ölmek istemesindeki neden budur. Kane tim bunları öğrenip tink ve kendi için bir çıkar yol bulmaya çalışırken kendisi için yazılan farklı bir kadere karşıda direnmek zorunda kalacaktır. işte kısa özet budur :P
Kitapta yan hikayelerde sıradaki kitapların sahipleri olabilecek potansiyel çiftlerin konularınada giriş yapılmış. Torin ve gizemli kız , cameo ve lazuris mi neydi adı o :D Bence sıradaki kitap torinle alakalı olacak. yaşasıııın.
Ama ben artık gilly'nin büyümesini ve william ile birlikte olacağı kitaplarına geçmesini istiyorum gena'nın :=) çok şeymi istiyorum :D

31 Temmuz 2013 Çarşamba

Shift (Shifters #5)


 Faythe'e olan düşmanlığım zavallı aşık marc'ı tekrar ve tekrar geri çevirip ,yinede onu seviyorum dalgalarına takılıp ondan faydalanması birde üstüne jace'in onunla flörtleşmesine izin  verdiğinde başlamıştı. Seri ilerledikçe flörtleşme aşk'a dönüştü sarhoş anında marc'ın ölmüş olabileceğini düşündüğünde "acımı hafifletmek için önüme çıkan ilk erkekle yatmalıyım" bahanesine sığınıp jace ile seviştiğinde fayhte karakterinden iyice nefret etmeye başladım.aşk üçgeni gibi artık bana çok komik olan bir hikaye örgüsünün bokunun çıkarıldığı bir seriyle karşı karşıyayız. Bir kişi aynı anda iki erkeğe aşık olamaz arkadaş yok böyle bişi . Hem onla hem bunla , ne onla ne sensiz ...anlamıyorum .Bu tam bir geri zekalılık. Kitabın tamamı şu şekilde geçiyor.
Marc aldatıldığında hala habersizx , masum aşkını evlenme teklifinin cevabını merakla bekliyor ,sabırla.
jace:faythe ona söylemeliyiz
faythe :olmaz
jace :şimdi söylicem
faythe : şimdi iyi bir zaman değil
jace: birimizi seçmelisin o ben olsam iyi olur
faythe: ben onsuz hayatı düşünemiyorum,ama senide sevyorum , şimdi iyi bir zaman değil.
gereksiz bir kedi : jace'i becerdin değilmi... şırfıntı
jace:....
faythe : ....
marc: o_0 fuck you faythe

  

Biz malone ile olacak savaşı beklerken araya karıştırılan gökgürültüsü kuşları çıkıyor karşımıza. bunlarla mücadele veriliyor , tabi yine kaci ve faythe'in başıan gelmedik kalmıyor. Bazen bu kızın gerçekten 9 canlı olduğuna inanıyorum. Herşey olduya bittiye geliyor , gn kurtarılıyor ,kayıplar veriliyor  ve kitap pat diye orda bitiyor. Halbusi bir marc jace ve faythe arasındaki yüzleşmeyi ve babasının bunu duyduğunda vereceği tepkiyi merakla bekliyorduk.Şimdi bu son kitaba kaldı. Alın burdan yakın...

20 Temmuz 2013 Cumartesi

MacRieve (Immortals After Dark #13)



Serideki kitap sayısı arttıkça formülize oluyor konular artık. Macrieve'de bu hissi uyandırıyor sizde. Seriyi çok severim,kresley cole'un stillinide ama artık tahmin edilebilir ,aynı kalıpta şeyler yazmaya başladı sanki. Lothaire daha güzeldi ama yine bundan kullanılankalıba dayalı yazılmıştı.Nedir o kalıp             Ruh eşini kokusunu alıp onu gördüğün anda tanırsın , genelde kız taraf hemen bağlanmaz öyle naza çeker,insansa korkar kaçar iğrenir, farklı yada düşman türdelerse kabullenmez önceleri ,sonra kaderine boyun eğer bağlanır , bu yolda hep engeller olur,kavgalar olur , yanlış anlamalardan ibaret kavgalar olur ayrılıklar olur birisi ölümcül yara alır diğeri onun değerini böyle anlar sonra ağlar ağlar yalvarır yakarır yaşasın diye tabikide yaşar sonra ikili bölünmez bağla mate bağını kurar mutlu mesut yaşarlar. Kitabın özetide buydu :D MacRieve geçmişte bir succubus tarafından kullanıldığı için o türe inanılmaz nefret besliyor,anneside o yüzden ölmüş babasıda onun arkasından intahar etmiştir ve ailesinin dağılmasından hep kendini suçlamıştır. Ruh eşide henüz dönüşümünü tamamlamamış bir succubus olunca bunu öğrenen macrieve kızı yerin dibine sokuyor ,çok kötü davranıyor kızın birsuçu olmamasına rağmen ve sonunda dank edip ben ne yaptım dediğinde çok geç oluyor.Böyle işte. Yazar bir şeyi çok başarılı yapıyor o da bir sonraki kitaba geçiş. Macrieve'in ikizi munro kendi ruh eşi insanı kızın istememesine karşı zorla,buna zorunda bırakılarak lykea'e dönüştürüyor. Kız senden nefret edeceğim bunu bil diyerekten son nefesini veriyor ve bir kurt adama dönüşüyor. İşte bu kitap okunur :D yine aynı kalıp biliyorum ama nefretle doğan aşklarda hep eğlence olmuştur :D



17 Temmuz 2013 Çarşamba

Leopard's prey ARC

Nalini singh'in yarışmasından kazandığım Leopard's prey ARC elime ulaştı hemde 4 gün sürmemiştir yani :D ay çok sevinçliyim. Yazarın imzasıda olaymış iyiymiş gerçi ama neyse artık:=)

Thanks Nalini ! you rock !!



8 Temmuz 2013 Pazartesi

OMFG !

I have won an advanced copy of Leopard's Prey by Christine Feehan    from nalini singh's mega contest!!! 



I'm soooo happy right now ! :D



kazandım oğlum :D nalini'den bişiler kazanmak isterdim ama buda güzel olsun. hiç kazanamamaktan iyidir değilmi :D Umarım kitap elime ulaşır. 1 ay beklermiyim dersiniz !