3 Puan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Puan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2018 Cumartesi

Dearest Ivie (Black Dagger Brotherhood #15.5) by J.R.WARD



The heroine was too judgemental for my taste. rich people this , rich people that... And than there is silas, my sweet sweet silas. This book should named dearest silas :=) Our actual hero was the ruhn as always. I don't know why ward is so obsessed with him , giving backround stories in everybook . Not that I'm complaining.


27 Mart 2017 Pazartesi

The Night Mark by Tiffany Reisz


The book is very similar to Diana Gabaldon's outlander series. Heroine can somehow travel between 2015 and 1921. Her husband murdered 4 years ago . Will was a very big part of the book but I must say I wanted to read more about carrick and his backround story. she constantly talked about will , thought about will , missed him, cried for him. I understand it was a big love story but what about her feelings about carrick and carrick's feelings about her. Carrick accepted the truth about faye so easily... it was a bit of dissapointing. I mostly love dolly and her parts. She was the loveliest. 
It was a good book but ending was a bit rushed. Don't wait for steamy sex scenes . It's a truly romantic love story. 


ARC provided by Netgalley in exchange for my honest review



18 Temmuz 2016 Pazartesi

The Darkest Torment (Lords of the Underworld #12) by Gena Showalter




It was a good book. But I'm more interested with william's sub story . Aaand the next one will about cameo . so....

ImgLand.net image


25 Şubat 2016 Perşembe

The Girl in the Spider's Web (Millennium Trilogy #4)


Look! I respect for teh exertion, but ... man!
ImgLand.net image

This is not the lisbeth as we know. It's the lighter version of her. very light. She is just a babysitter for august, some brat hacker who hacks american government.
ImgLand.net image

But I enjoyed to read it anyway. I'll always read lisbeth's stories no matter what. I love her , I2ll always support the effort :D

Lagercrantz sanki kendi lisbeth'ini yeniden yaratmış gibiydi. Bizim tanıdığımız lisbeth'den geriye pek birşey kalmamıştı. arada bir insanlara fırlattığı o korkutucu bakışlar ve hackerlıkta olan ustalığı dışında. Kitap sanki sıradan bir suç romanı gibiydi ama ondan bile eksikti. Serinin doğasında olan seks, şiddet azaltılmış ve yokedilmişti. Hatta kitapta lisbeth sanki yan rol gibiydi. Asıl konu balder ve buluşu, oğlunun zekası ile yapabildikleri, lisbeth'in kötü kız kardeşinin ortaya çıkışı ve yine görüşürüz kaltak diye çıkıp gidişi. millennium'un yeniden dirilişi falandı. Lisbeth arada gelip giden günü kurtaran karakterdi.

Yinede emeğe saygı , okuması akıcı can sıkmayan , su gbi hafif bir polisiye olmuş ama lisbeth mirasına yakıştıramadım açıkçası. Ben yinede  yıldızı rahmetlinin hatrına ve salander'ime kıyamadığımdan veriyorum.


13 Temmuz 2014 Pazar

The Dom Who Loved Me (Masters and Mercenaries #1)



Bilemiyorum dostum. Esasında feci bir hikaye değil . Yan karakterlerde gelecek vaadediyor . ama okuduğum BDSM içerikli kitaplar içinde en antipatik dom'ları barındırıyor diyebilirim. Sean , Grace'e çalıştığı şirketin patronunu gözlemek için gizli kimlikle  yanaşır ve patronun kirli işlerini yaptığını farketmeyen saf grace'den bu şekilde bilgi koparmaya çalışır. Grace artık 40'lı yaşlarına gelmiş 2 çocuk annesi dul bir bayan. Çok saf çok temiz ve iyi niyetli bir kadın ama patronu ve abisi eko teröristler ve şirketi paravan kullanıp kötü işlere girişmişler. Bunlardan habersiz grace ise bana bu yaşımda iş verdiler diye ona o kadar minnettar ki her dediğini sorgusuz sualsiz yapmakta. sean bilgi sızdırmak için grace'in kalbiyle oynamalı ne yazıkki ama işler beklediği gibi olmuyor ve grace'e aşık oluyor. Kızın suçsuz olduğu gün gibi açıkken sürekli ona şüpheyle yaklaşması özellikle abisi ian'ın dolduruşuna gelmesi falan o kadar can sıkıcı hale geliyor ki kitaptaki tüm karakterleri adam'da dahil sopayla sıra dayağına çekesiniz geliyor. Grace'e ne demeli , o da onu kullandıklarını öğrendiği halde sinirini ve öfkesini sineye çekiyor ve o kadar kolay affediyor ki onları ben kendimde bile bu gücü bulamadım ve karakterlere hala kızgınım D:D:D:D bu sebepten 3 yıldız ile kurtardı . Serinin sıradaki kitaplarını elbette okuyacağım çünkü o kendini beğenmiş , kendini bir bok sanan Ian'ın eşi ile yaşayacaklarını deli gibi merak ediyorum. umarım ona cehennem azabı yaşatacak bir hatun bulunur :D 

2 Temmuz 2014 Çarşamba

Review Blitz : For Her Protection (#1 Personal Protection)





For Her Protection Review Blitz



forherprotection 

Book Title: For Her Protection
Author: Amber A Bardan
Genre: Erotic Romance
Synopsis
You shouldn’t mix business with pleasure.

Yet pleasure seems to be the one and only thing on Charlize’s mind the moment Connor steamrolls into her life. Desperate to save her family company, prove she’s more than a pretty face and worthy of being CEO, pleasure is a distraction she can’t afford.

She doesn’t want a bodyguard, especially not one whose caveman heroics kick her libido into hyperdrive. But surrounded by enemies and an attacker on the loose, there’s only one man she can trust with her life.

Connor knows better than to get personal with clients. Yet there couldn’t be anything more personal about his feelings for Charlize. From the moment he clapped eyes on her he wanted nothing more than to throw her over his shoulder and really give her something to scream about. He’ll get his uptight she-cat to unwind, preferably one orgasm at a time.

With Connor in her office, her home, driving her to sweet, merciless distraction, there’s only so long Charlize can resist his sexy, dominant brand of protection.


I received a review copy from Ellora's Cave Publishing, Inc for an honest review

For her protection is amber bardan's debut novel. It's an erotica. We have an interesting story in our hands and it's a page turner. You can read constantly.Charlize is a good CEO , she's a strong business woman . Connor is a security firm owner and charlize's personal bodyguard.
But I have to say connor's behaviors around charlize are so unprofessional. He thought about her pussy all the time. There's a lot of "pussy" word in this book and it kinda annoyed me. Really. I don't want to read pussy 100 time in a book even it's an erotica-contemporary romance. Dirty talk isn't my thing sorry.
There's some other characters who I want to read about. I hope amber writes their books for the sequels.  This is a good series but it's not so catchy. I hope second book will be much better if she writes it . The ending was unpredictable for" the real" bad guy character. So it was a game changer. I liked it. :-) I love you amber , keep writing this series. I want to read second book already .
Turkish review .
For her protection amber bardan'ın çıkış kitabı. Babasının rahatsızlanmasının ardından genç yaşında şirketin başına geçen charlize oldukça stres altındadır.
Bir yandan şirketin kötü gidişatını durdurmanın yollarını arayıp protestocularla başa çıkmaya çalışmakta bir yandanda kendisinin haberi bile olmadığı hayati bir
tehlike içerisinde bulunmaktadır. Yeğeninin (sanırım yeğeniydi) spor salonunda rutin antrenmanını yaparken salona kişisel korunma eğitmeni uzmanı yakışıklı connor
ile karşılaşır. Connor dominant ruhlu eski bir polistir. Şimdilerde ise kendine ait bir güvenlik şirketi var ve boş zamanında kadınlara kendilerini korumaları için
yakın dövüş dersi veriyor. Charlize salonda birkaç vücut geliştirici ile kavga etmeye başlayınca connor araya giriyor ve kızımızı sakinleştirip uzaklaştırıyor. Tabi bunu
daha bir dakika önce tanıştığı kadınla cilveleşerek yapıyor. Connor benim zevkime göre bir karakter değil açıkçası . profesyonelliğe sığmayacak davranışlar sergiliyor.
Charlize saldırıya uğrayınca yakın koruma tutmaya karar veriyor ve bu kişide tesadüfen connor oluyor. iş görüşmesine çağıran kişinin charlize olduğunu anlayan connor elbette
kızın peşini bırakmıyor ve ona kişisel olarak bodyguard oluyor. İkilinin aklı fikri seks tabi. Ben ki bdsm , binb,r çeşit erotica okuyan insana bile bu kadarı fazla geliyorsa birşeyler
ters demektir. O kadar çok pussy kel,mesi kullanılmış ki artık öğ geldi . Erotica yazmanın temel kuralı bu kadar çok dirty talk olmamalı bence. Tiffany reisz bu dengeyi en iyi sağlayan
yazarlardan bence. Herkes ondan örnek almalı. :P Sonuç olarak konusu daha önce okuduklarınıza benzemesede oldukça eksiği  olan , bazı şeyleri tam oturtamamış bir roman karşımızda.
Amber seni çok seviyorum , çok tatlı bir yazarımız açıkçası ama biraz daha çaba sarfetmeli.



excerpt
“So I guess you’ll be glad when this is all over and you can go back to running Crowe Security instead of having to play boyfriend, huh?”

Something dark and raw shifted over Connor’s features. His jaw hardened. The waitress reappeared, balancing large plates of food. She set them down and Connor waited until she moved away before he spoke again.

“Is that what you think? That this is a game I’m playing to pass the time?”

Charlize picked up her knife and fork and stared at the steaming brown mess on her plate. A sharp pain tightened her chest at the idea she might be right, but a slow, suffocating fear told her she might be wrong. “I have no idea what this is.”

The plate disappeared from in front of her and her gaze snapped up. Connor moved her dishes, silverware, napkin and glasses from the middle of the table to the end against the wall. He looked at her from beneath hooded brows and reached for her arm, urging her to move. The leather seat shuffled against her thighs as she slid to the inside end of the booth. Connor sat down beside her and reached an arm around her shoulders but not in a casual, romantic way. The embrace pressed her to him, made her feel the heat of his skin, the hardness of his body, but most of all he captured her, forced her attention on him.

“I told you once, I don’t play games. I want you, Charlize, and I’ve only just begun to have you. The sooner you figure that out and stop fighting me, the sooner you can just enjoy it.”

Her back remained straight and she managed not to lean against him. “It’s a bad idea, Connor. I’m not the girl you want, at least not long-term.” She forced her head to turn, forced herself to look him in the eye. “Aside from an obvious appreciation for my ass, I’m not even sure why you want me at all.”

His jaw and his gaze softened then he leaned in, put his mouth right next to her ear. “Is that it, baby? You’re feeling insecure, need me to say some sweet shit to make you feel better?” His hand moved under the table to her thigh, ran the length of her knee to her groin, made responding to his question impossible. “Fine, but I can’t promise I’ll be good at it,” he whispered.

He cupped her, his thumb pressing through her jeans in exactly the right place. She gasped, sucking in a mouthful of air that tasted of the peppery steam rising from her plate.

“Yeah I like more than your ass. I like the way you never give up, the way you never give in.” His thumb moved, pushed the thick, hard seam stitched into the denim between her legs. Using firm, shallow movements, he massaged her, taunting her aching clit. “Except when it comes to this—when it comes to this you give me everything.”

Her breath hitched. She heard the words and they melted her insides. But it was his fingers that commanded her.

“But most of all, I like how you always try so damn hard.”

Everything

Meet the Author

After spending years imagining fictional adventures, Amber finally found a way to turn daydreaming into a productive habit. She now spends her days as a graphic designer but her nights writing gritty, raw, erotic romance with heart.

She lives with her husband and children in semi-rural Australia, where if she peers outside at the right moment she might just see a kangaroo bounce by.

Social Links
Twitter @amberabardan
Buy the Book

promotionsbutton with TRIM





28 Mart 2014 Cuma

Twisted (Tangled #2)

My general thought about half of the book



My thought about the epilogue



WHY because it's from drew's POV that's why.


Kitap kate'in bakış açısından anlatılmış. Benim için bir eksiydi bu. Çünkü bu seri erkeğin bakış açısından anlatımlarda devrim niteliği taşır :D hiçbir erkek drew kadar dobra, şom ağızlı, öküz ama bir o kadarda sevimli , yanakları ısırılası olamaz.
Kate ve drew'ün çok canım cicim olduğu sahnelerle başlıyor kitap. Drew'ün ablası yine hamile. yemekler yeniyor kutlamalar yapılıyor. Kate alex'in hamilelik semptomlarını kendine yorumluyor ve hamile olabileceğini anlıyor. Panikliyor çünkü drew ile evli değiller ve henüz çocuk için çok erken. Drew çocuk istermi bilemeyen kate NY'da ki roberta kısa adı bob olan jinekolog kız arkadaşına randevu alıyor. Drew'e bu randevudan bahsetmiyor ve ona yalan söylüyor . drew randevu saatine yemek planı yapınca kate'in ajandasında bob ile buluşma notunu görünce işkilleniyor. Ve kate'i takip ediyor. Kate roberta'nın kocası daniel ile karşılaşıyor ve sarılıyorlar. bunu gören drew kate'in onu aldattığına kanaat getiriyor ve öfkeden deliye dönüp öküzlük tripleriyle intikam planı yapıyor. Hamile olduğunu öğrenen kate mutlu haberi vermek için eve geldiğinde drew'ü şarhoş halde bir striptizciyle öpüşürken basıyor :D drew o kadar şarhoş ve kalbi o kadar kırık ki iyiki geldin gel sende bize katıl diyor :D:D eşşoğlueşşek kate'i evden kovuyor ama o aradaki konuşma yanlış anlaşılmanın temel yapı taşı . drew "onu" bırakacakmısın diye sorduğunda kate'in elbette hayır cevabı kate'in çocuğu aldıracakmısın onu istemiyorum diye götünden anlaması yüzünden ikili ayrılıyor. kate annesinin yanına gidiyor. işte kitabın son bölümüne kadar bu ayrılıkta yaşananları kate'in anlatımından okuyoruz. Epilog ise oldukça ayrıntılı ve uzun ve nihayet drew'ün bakış açısından anlatımı.Verdiğim 3 yıldız bu yüzdendir :D yoksa okuduğum süre boyunca beni sinir hastası eden ,saç baş yolduran bir kitaptı.
Sıradaki kitaptan alıntıda paylaşmış yazar. O da güzel olacağa benzer :=)

8 Şubat 2014 Cumartesi

Up From the Grave (Night Huntress #7)



I didn't expect it would end like this.


Yorumumda muhtemelen spoiler olacaktır. Uyarımı yapar başlarım :D
Kitabı özet dahi geçmek istemiyorum aslında. Ha çokmu kötü o kadarda değil. Ama yazarın bu dönüşü yapacağını hiç zannetmezdim. Vampir olduktan sonra anne olma umudu kalmayan cat'i anne yaptı. Nasıl mı? amcası için özel birlikte çalışırken ondan DNA materyali almışlar gizlice. Haberi olmamış . Tüm bunlar don'un ve madigan'ın gizli operasyonunun ürünüymüş. Don neler döndüğünü öğrenince işi bırakmış ve madigan'ı kovdurmuş. ama madigan projeden vazgeçmemiş. Amaçları tüm doğaüstü yaratıkların DNA'sını taşıyan , durdurulamaz bir ölüm makinası tür yaratmak. Bu türün orijini aslında cat. Onun karma DNA'sı bunu mümkün kılıyor. ama mad,gan'ın yaptığı araştırmada onun DNA'sını diğer türlerle birleştirmek çok zor. Ve sonuç alamıyor . Cat'i isteği dışında üremesini sağlamak zorunda. bu işte olmayacağına göre geriye tek bir şey kalıyor. Cat'in yumurtasını bir donör'ün spermi ile yapay yolla döllemek ve yeni türü oluşturmak. Bu donörde kim çıkıyor bilin bakalım. TATE. fucking TATE

Zaten cat ve bones ilişkisinde hep başımıza bela olan tate şimdide  3. tekerlek oluyor. Cat'in kızı tate ile aynı tesiste tutuluyor. Cat ve bones onları kurtarırken kız kaçıyor ve sadece öldürmeyi bildiği içinde yolun üzerinde oldukça çok ceset bırakıyor :D tam annesinin kızı aslında. kızın babası olduğunu öğrenen tate hemen babalık moduna giriyor :S cat ise annelik moduna. bones ise katil moduna :D aslında kızın dilinden bones anlıyor . Kıza yaklaşmaya çalıştıklarındaki sahnelerde tate'in gel babana yaklaşımına karşı bones'un hayatın acı gerçekleriyle yüzleş yaklaşımı daha çok işe yarıyor. Bence harika bir üvey baba olacak :D neyse kitapta bol aksiyon , bol fedakarlık ve Ian var :D evet Ian ahhh ian

lütfen onunda kitabı olsun lütfeeeeeeeeeeeeen :D çok özlerim onu şapşalım benim. :D

Seri finali kitabı olarak uzaklara yelken açalım mutlu mesut yaşayalım (tate yine bizimkilerin dibinde , bırakırmı artık kızını gerizekalı :S)  klişesini kullandığı için benden sadece  yıldız alabildi. Bittiğinede üzülemedim açıkçası . Ian olmasa çekilmezdi zaten :=)

6 Aralık 2013 Cuma

Castle Hill: A Joss and Braden Novella (On Dublin Street #2.5)



Başta herşey iyi gidiyordu.Çok mutlulardı , braden birden evlenme teklif ediverdi. Panik atak kızımız bizi şaşırtıp kabul etti. sonra düğün günü geldi panik atak kızımız bizi şaşırtıp evet dedi kaçmadı. sonra balayına çıktılar , romantikti herşey güzel gidiyordu.Ta ki çocuk sahibi olmaktan bahsedene kadar. Panik atak kızımız bizi şaşırtıp elbette çocuk sahibi olmak istediğini ama bir iki sene zaman geçmesi gerektiğini söyleyip bizi şaşırttı. Eve döndüler o da ne kızımız hamile kalmış :D İşte bu anda panik atak kızımız bizi şaşırtmayarak delirdi :=)))) Braden ise joss 'un bu tepkisini bebeği istemediği yönüne çekince "heyt be yeter senin tribin, benden bu kadar" diyip ayrı odada uyumaya , ondan tiskinmeye başladı :D  tabi işler sonunda tatlıya bağlandı , Allah'ın emridir bu.
Yazarı 60 sayfa içinde bizi bu kadar sinir edebilme , bu kadar tahmin edilebilir ve klişe olabilme yeteneğinden dolayı tebrik ediyorum. Braden'in seksiliği hatrına 3 yıldız veriyorum .

29 Ağustos 2013 Perşembe

Wild Rain (Leopard People #2)

they married ...
Feci bir seri değil ama bazen insanı bezdirdiğide oluyor. Mesela Rachael'ın birşeyden birinden kaçtığını biliyoruz ,geçmişini ve neden kaçtığını son 25 sayfada öğreniyoruz. Aslında tahminde edebiliyoruz ama abisininmi kötü amcasınınmı olduğunu tam kestiremiyorsunuz.sonuçta karşımıza ne yaptıysam senin iyiliğin için yaptım kardeşim diyen elijah çıkıyor. sevilesi sıkılası elijah :D Neyse uzun uzadıya yorum yapacak halim olmadığından burada kesiyorum . seriye üçüncü kitabı ile devam ediyorum.  


27 Ağustos 2013 Salı

The Mistress (The Original Sinners, #4)


Kitap hakkında genel yorum : Ne bileyim beni hayal kırıklığına uğrattı. Nora kaçırıldı soren'in eşi kingsley'nin kız kardeşi tarafından (evet ölmemiş aman ne büyük süpriz) . Kafadan sakat marie nora'ya neden wesley'e ve soren'e aşık olduğunu , hangisini daha çok sevdiğine dair hikayeler anlattırıp duruyor. Yani sık sık flash back'ler var. Sanki serinin beyaz yıllar kısmında bu flash back'lerin olduğu yıllara ait hikaye örgüsünü okumayacakmışız gibi. Bu arada norayı kurtarma planı yapan erkeklerimize soren'in yeğeni laila ve ne alakaysa dediğim zach'in karısı grace'de katılıyor. Kitapta herkez o kadar açık fikirli o kadar sevgi yumağı ki kusabilirim . Kimin eli kimin cebinde belli değil. 

Gelelim karakterlere

Wesley: ilk baştan beri kitapta taptığım , en çok sevdiğim karakter olan wesley bu kitapta yerden yere vurulmuş. Nora'ya aşığım diye dolaşan ona evlenme teklif eden wesley'den ,norayı kurtarmaya gelince nedense bir icraat göremiyoruz. Wesley'nin aklına dank ettirildi bazı şeyler. nora ve ben ayrı dünyaların insanıyız, ben s&m dünyasını anlamadım anlamayacağımda, bari karşıma istediğim gibi uzun bacaklı masum zeki güzel ve vanilla laila çıkmışken fırsatı kaçırmıyımda şunu beceriyim , evleniyim o benim gelecekteki prensesim olsun . höh diyorum. Ben olsam bu kadar sevmeme rağmen kitapta öldüreceğim bir karakter yapardım onu. yani nora uğruna ölse daha güzel olacakmış onun sonu sanki. evet acı ama gerçek. madem karakteri mahvedeceksin bari gözümüzde onurlu bir son ver ona :=))
soren: Soren yanmış yıkılmış , kingsley'e olan aşkı depreşmiş , nora ölürse bende ölürüm triplerinde gezinmekte. laila'nın iffetini korumaya çalışırken grace'in teklifini kabul etmesine ve bunu korunmadan yapmasınada hayretler içinde bakarak okudum doğrusu. Evet soren'imiz çilli kızıl grace ile bir seans geçiriyor. yaralı olan nora yüzünde üzerinde çalışabileceği bir sub olmadığından strese giren soren'i yatıştırmak ve bu dünyadan bir tad bir doku isteyen grace fedakarlık yapıyor :P bu kadar masum vanilla gösterilen grace'in soren'in acılı seasına gık demeden yanıt vermeside çok bayat bir numaraydı. daha bayatı ise bu geceden önce yıllardır hamile kalamayan grace'in 18 ay sonra tanıştığımız oğlunun sarışın olmasıydı. sen anla gelinim. 
kingsley:nora'yı çok sevmeyen ama belli etmeyen kingsley burda açık açık belli ediyor işte. Noranın dibine kadar gelen o anda onu kurtarabilecekken ablamı sırtından vuramam bahanesi ile geri dönen kingsley soren'in kendini feda etmesinin ardından aşkının peşinden koşup günü kurtarıyor ve norayı sorenle ölmeden oradan çıkarıyorlar. Kingsley'de bir anda baba oluverenlerden seride. Soren ile ilişkileri dahada ilerlemiş durumda artık.

grace: kitapta en gereksiz kişilikti bence . Zach'in nora ile ilişkisine kızmayan aksine noraya minnettar kalan grace zach'i bir şartla affediyor. bende S&M olayını bir kere deneyeceğim. Zach avustralyada konferansta ve izin veriyor. bunun üzerine gelişen olaylada soren2e karşı duygular beslemeye başlayan grace onunla bir gece geçiriyor ve 18 ay sonra diye geçilen kısımda bir oğlunun olduğunu öğreniyoruz. adı fionn irlanda dilinde sarışın demekmiş bak şimdi. zach ve soren'in telefon konuşmasında bize açıkça söylenmesede ifadeden oğlanın soren'den olduğunu anlıyoruz. höh ya, pembe dizi gibisiniz.

laila: yorum bile yapamıyorum. Sanki yazar laila'yı wesley için yaratmış ,onunda boynu bükük kalmasın diye al sana hayalindeki kız demiş.
nora: ben wesley'e aşığım , zach'e aşığım, soren'e deli gibi aşığım , kingsley'i seviyorum edalarında ama ben size gerçeği söyliyim
nora wesley'i kullandı , kingsley'e soren için katlanıyor, zach'le çalıştığı için ve onu alaya almayı seviyor , nora soren'e deliler gibi aşık. kitapta aşk tek kişilik değildir, aynı anda 20 kişiyede aşık olunur neden olmasın felsefesi var ama bende bunu anlamıyorum işte. Wesley'nin ondan ayrılmasından sonra timsah gözyaşlarını 2 kere zoraki döken nora bunun kanıtıdır. aşk tek kişiye karşı beslenir arkadaş. Kitap kendini çürütüyor. Diğre duyguları aşk ile karıştırıyor ve akıl karışıklığı yaratıyor.
Neyse işte son kitap olarak bekleneni veremedi benim için doğrusu.









31 Temmuz 2013 Çarşamba

Shift (Shifters #5)


 Faythe'e olan düşmanlığım zavallı aşık marc'ı tekrar ve tekrar geri çevirip ,yinede onu seviyorum dalgalarına takılıp ondan faydalanması birde üstüne jace'in onunla flörtleşmesine izin  verdiğinde başlamıştı. Seri ilerledikçe flörtleşme aşk'a dönüştü sarhoş anında marc'ın ölmüş olabileceğini düşündüğünde "acımı hafifletmek için önüme çıkan ilk erkekle yatmalıyım" bahanesine sığınıp jace ile seviştiğinde fayhte karakterinden iyice nefret etmeye başladım.aşk üçgeni gibi artık bana çok komik olan bir hikaye örgüsünün bokunun çıkarıldığı bir seriyle karşı karşıyayız. Bir kişi aynı anda iki erkeğe aşık olamaz arkadaş yok böyle bişi . Hem onla hem bunla , ne onla ne sensiz ...anlamıyorum .Bu tam bir geri zekalılık. Kitabın tamamı şu şekilde geçiyor.
Marc aldatıldığında hala habersizx , masum aşkını evlenme teklifinin cevabını merakla bekliyor ,sabırla.
jace:faythe ona söylemeliyiz
faythe :olmaz
jace :şimdi söylicem
faythe : şimdi iyi bir zaman değil
jace: birimizi seçmelisin o ben olsam iyi olur
faythe: ben onsuz hayatı düşünemiyorum,ama senide sevyorum , şimdi iyi bir zaman değil.
gereksiz bir kedi : jace'i becerdin değilmi... şırfıntı
jace:....
faythe : ....
marc: o_0 fuck you faythe

  

Biz malone ile olacak savaşı beklerken araya karıştırılan gökgürültüsü kuşları çıkıyor karşımıza. bunlarla mücadele veriliyor , tabi yine kaci ve faythe'in başıan gelmedik kalmıyor. Bazen bu kızın gerçekten 9 canlı olduğuna inanıyorum. Herşey olduya bittiye geliyor , gn kurtarılıyor ,kayıplar veriliyor  ve kitap pat diye orda bitiyor. Halbusi bir marc jace ve faythe arasındaki yüzleşmeyi ve babasının bunu duyduğunda vereceği tepkiyi merakla bekliyorduk.Şimdi bu son kitaba kaldı. Alın burdan yakın...