not good enough etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
not good enough etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2014 Cuma

Twisted (Tangled #2)

My general thought about half of the book



My thought about the epilogue



WHY because it's from drew's POV that's why.


Kitap kate'in bakış açısından anlatılmış. Benim için bir eksiydi bu. Çünkü bu seri erkeğin bakış açısından anlatımlarda devrim niteliği taşır :D hiçbir erkek drew kadar dobra, şom ağızlı, öküz ama bir o kadarda sevimli , yanakları ısırılası olamaz.
Kate ve drew'ün çok canım cicim olduğu sahnelerle başlıyor kitap. Drew'ün ablası yine hamile. yemekler yeniyor kutlamalar yapılıyor. Kate alex'in hamilelik semptomlarını kendine yorumluyor ve hamile olabileceğini anlıyor. Panikliyor çünkü drew ile evli değiller ve henüz çocuk için çok erken. Drew çocuk istermi bilemeyen kate NY'da ki roberta kısa adı bob olan jinekolog kız arkadaşına randevu alıyor. Drew'e bu randevudan bahsetmiyor ve ona yalan söylüyor . drew randevu saatine yemek planı yapınca kate'in ajandasında bob ile buluşma notunu görünce işkilleniyor. Ve kate'i takip ediyor. Kate roberta'nın kocası daniel ile karşılaşıyor ve sarılıyorlar. bunu gören drew kate'in onu aldattığına kanaat getiriyor ve öfkeden deliye dönüp öküzlük tripleriyle intikam planı yapıyor. Hamile olduğunu öğrenen kate mutlu haberi vermek için eve geldiğinde drew'ü şarhoş halde bir striptizciyle öpüşürken basıyor :D drew o kadar şarhoş ve kalbi o kadar kırık ki iyiki geldin gel sende bize katıl diyor :D:D eşşoğlueşşek kate'i evden kovuyor ama o aradaki konuşma yanlış anlaşılmanın temel yapı taşı . drew "onu" bırakacakmısın diye sorduğunda kate'in elbette hayır cevabı kate'in çocuğu aldıracakmısın onu istemiyorum diye götünden anlaması yüzünden ikili ayrılıyor. kate annesinin yanına gidiyor. işte kitabın son bölümüne kadar bu ayrılıkta yaşananları kate'in anlatımından okuyoruz. Epilog ise oldukça ayrıntılı ve uzun ve nihayet drew'ün bakış açısından anlatımı.Verdiğim 3 yıldız bu yüzdendir :D yoksa okuduğum süre boyunca beni sinir hastası eden ,saç baş yolduran bir kitaptı.
Sıradaki kitaptan alıntıda paylaşmış yazar. O da güzel olacağa benzer :=)

8 Aralık 2013 Pazar

17 Ekim 2013 Perşembe

Alpha (Shifters #6)








And then she couldn't choose her future husband till the end of the book...



This is how I felt about this book. Get real ! no one can love two people at the same time , we're talking about crazy in love, to die for , can't live without him kind of love. So why in the hell she couldn't choose.

and marc was like this all the time




Bir seriyi daha bitirdik. bittiğine üzüldüm diyemeyeceğim aksine büyük bir rahatlama hissediyorum. Sonunda beynime kıymıklar batıran şıllık faythe'i okuma işkencesinden kurtulduk. :D Seri aslında güzel başlamıştı ama aşk üçgenlerine ne denli nefret beslediğimi bilenler bilir. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım(cidden şuanda yatarak yazıyorum :D ) Faythe için en başından beri marc vardı. Tamam marc'ın aşırı sahiplenici , çoğu zaman taş kafalı olduğunu kabul ediyorum ama bir o kadarda koruyucu ve sevgisini göstermekten korkmayan biri. Marc çocukken onlara geldikleri andan beri faythe ile birlikteler , marc'ın ona olan aşkı çocukluktan başlamış , ve biz normal insanlardan bahsetmiyoruz.Bölgeci kedi shifter çinsinden bahsediyoruz. Yani marc'ın kıskanç davranışlarını sineye çekmek için yeterli sebebimiz var. Öte yandan özgürlüğüne düşkün faythe marc'ı defalarca geri çevirmiş , hovarda bir kız. Tamam hayatını yaşa evlenme falanda bir adama bu kadar vurulmaz arkadaş. Sonraları karşımıza jace çıkıyor . Jace başından beri marc'ın onun kız arkadaşı olduğunu bile bile faythe'i ayartmaya çalışıyor. Biz buna manwhore diyoruz. Erkeğin kaltağı. Evet jace bu. Seviyorum saçmalıklarını bırak git . O sadece elde edemeyeceğini elde etmek için orada. Hırs yaptı , sonundada kızın zayıf ama bilinçli anında ondan yararlandı. İkiside suçlu bu olayda tabi. Marc ölmek üzere , abisi ölmüş , kızımız acıları arkasında bırakmak içni karşısına çıkan ilk erkekle yatıyor. Tabi bu kişi kim olacak,hiç paçasından düşmeyen jace. İşte seri benim için  burada bitmiştir. Faythe son kitapta dibine vurdu ihanetin artık. Adamın gözünün içine baka baka onunla öpüşmeler ,koklaşmalar. Marc artık canına tak deyip bunları terkettiğinde bile bir yandan ağlayıp öte yandan jace2i öperek koynunda uyuyakalıyor. Olmaz artık bu kadar. Savaşlar kayıplar blah blah bir sürü laf kalabalığının ardından , son sayfada kızımız seçimini yapıyor. Marc'a burda çok kızdım çünkü hemen yelkenleri suya indirdi.Ben olsam kızı az süründürür gönlünü aldırırdım falan ama yoook , sürünün lideri ,ender dişi kedileriden birine sahipken kimse onu diğerine kaptırmaz değilmi. Yani bu seri başından beri bir zaman kaybıydı. Neyse darısı lanet olası zoey ve inek tayfalarının serisi gece evinin başına. ugh :S

27 Ağustos 2013 Salı

The Mistress (The Original Sinners, #4)


Kitap hakkında genel yorum : Ne bileyim beni hayal kırıklığına uğrattı. Nora kaçırıldı soren'in eşi kingsley'nin kız kardeşi tarafından (evet ölmemiş aman ne büyük süpriz) . Kafadan sakat marie nora'ya neden wesley'e ve soren'e aşık olduğunu , hangisini daha çok sevdiğine dair hikayeler anlattırıp duruyor. Yani sık sık flash back'ler var. Sanki serinin beyaz yıllar kısmında bu flash back'lerin olduğu yıllara ait hikaye örgüsünü okumayacakmışız gibi. Bu arada norayı kurtarma planı yapan erkeklerimize soren'in yeğeni laila ve ne alakaysa dediğim zach'in karısı grace'de katılıyor. Kitapta herkez o kadar açık fikirli o kadar sevgi yumağı ki kusabilirim . Kimin eli kimin cebinde belli değil. 

Gelelim karakterlere

Wesley: ilk baştan beri kitapta taptığım , en çok sevdiğim karakter olan wesley bu kitapta yerden yere vurulmuş. Nora'ya aşığım diye dolaşan ona evlenme teklif eden wesley'den ,norayı kurtarmaya gelince nedense bir icraat göremiyoruz. Wesley'nin aklına dank ettirildi bazı şeyler. nora ve ben ayrı dünyaların insanıyız, ben s&m dünyasını anlamadım anlamayacağımda, bari karşıma istediğim gibi uzun bacaklı masum zeki güzel ve vanilla laila çıkmışken fırsatı kaçırmıyımda şunu beceriyim , evleniyim o benim gelecekteki prensesim olsun . höh diyorum. Ben olsam bu kadar sevmeme rağmen kitapta öldüreceğim bir karakter yapardım onu. yani nora uğruna ölse daha güzel olacakmış onun sonu sanki. evet acı ama gerçek. madem karakteri mahvedeceksin bari gözümüzde onurlu bir son ver ona :=))
soren: Soren yanmış yıkılmış , kingsley'e olan aşkı depreşmiş , nora ölürse bende ölürüm triplerinde gezinmekte. laila'nın iffetini korumaya çalışırken grace'in teklifini kabul etmesine ve bunu korunmadan yapmasınada hayretler içinde bakarak okudum doğrusu. Evet soren'imiz çilli kızıl grace ile bir seans geçiriyor. yaralı olan nora yüzünde üzerinde çalışabileceği bir sub olmadığından strese giren soren'i yatıştırmak ve bu dünyadan bir tad bir doku isteyen grace fedakarlık yapıyor :P bu kadar masum vanilla gösterilen grace'in soren'in acılı seasına gık demeden yanıt vermeside çok bayat bir numaraydı. daha bayatı ise bu geceden önce yıllardır hamile kalamayan grace'in 18 ay sonra tanıştığımız oğlunun sarışın olmasıydı. sen anla gelinim. 
kingsley:nora'yı çok sevmeyen ama belli etmeyen kingsley burda açık açık belli ediyor işte. Noranın dibine kadar gelen o anda onu kurtarabilecekken ablamı sırtından vuramam bahanesi ile geri dönen kingsley soren'in kendini feda etmesinin ardından aşkının peşinden koşup günü kurtarıyor ve norayı sorenle ölmeden oradan çıkarıyorlar. Kingsley'de bir anda baba oluverenlerden seride. Soren ile ilişkileri dahada ilerlemiş durumda artık.

grace: kitapta en gereksiz kişilikti bence . Zach'in nora ile ilişkisine kızmayan aksine noraya minnettar kalan grace zach'i bir şartla affediyor. bende S&M olayını bir kere deneyeceğim. Zach avustralyada konferansta ve izin veriyor. bunun üzerine gelişen olaylada soren2e karşı duygular beslemeye başlayan grace onunla bir gece geçiriyor ve 18 ay sonra diye geçilen kısımda bir oğlunun olduğunu öğreniyoruz. adı fionn irlanda dilinde sarışın demekmiş bak şimdi. zach ve soren'in telefon konuşmasında bize açıkça söylenmesede ifadeden oğlanın soren'den olduğunu anlıyoruz. höh ya, pembe dizi gibisiniz.

laila: yorum bile yapamıyorum. Sanki yazar laila'yı wesley için yaratmış ,onunda boynu bükük kalmasın diye al sana hayalindeki kız demiş.
nora: ben wesley'e aşığım , zach'e aşığım, soren'e deli gibi aşığım , kingsley'i seviyorum edalarında ama ben size gerçeği söyliyim
nora wesley'i kullandı , kingsley'e soren için katlanıyor, zach'le çalıştığı için ve onu alaya almayı seviyor , nora soren'e deliler gibi aşık. kitapta aşk tek kişilik değildir, aynı anda 20 kişiyede aşık olunur neden olmasın felsefesi var ama bende bunu anlamıyorum işte. Wesley'nin ondan ayrılmasından sonra timsah gözyaşlarını 2 kere zoraki döken nora bunun kanıtıdır. aşk tek kişiye karşı beslenir arkadaş. Kitap kendini çürütüyor. Diğre duyguları aşk ile karıştırıyor ve akıl karışıklığı yaratıyor.
Neyse işte son kitap olarak bekleneni veremedi benim için doğrusu.









31 Temmuz 2013 Çarşamba

Shift (Shifters #5)


 Faythe'e olan düşmanlığım zavallı aşık marc'ı tekrar ve tekrar geri çevirip ,yinede onu seviyorum dalgalarına takılıp ondan faydalanması birde üstüne jace'in onunla flörtleşmesine izin  verdiğinde başlamıştı. Seri ilerledikçe flörtleşme aşk'a dönüştü sarhoş anında marc'ın ölmüş olabileceğini düşündüğünde "acımı hafifletmek için önüme çıkan ilk erkekle yatmalıyım" bahanesine sığınıp jace ile seviştiğinde fayhte karakterinden iyice nefret etmeye başladım.aşk üçgeni gibi artık bana çok komik olan bir hikaye örgüsünün bokunun çıkarıldığı bir seriyle karşı karşıyayız. Bir kişi aynı anda iki erkeğe aşık olamaz arkadaş yok böyle bişi . Hem onla hem bunla , ne onla ne sensiz ...anlamıyorum .Bu tam bir geri zekalılık. Kitabın tamamı şu şekilde geçiyor.
Marc aldatıldığında hala habersizx , masum aşkını evlenme teklifinin cevabını merakla bekliyor ,sabırla.
jace:faythe ona söylemeliyiz
faythe :olmaz
jace :şimdi söylicem
faythe : şimdi iyi bir zaman değil
jace: birimizi seçmelisin o ben olsam iyi olur
faythe: ben onsuz hayatı düşünemiyorum,ama senide sevyorum , şimdi iyi bir zaman değil.
gereksiz bir kedi : jace'i becerdin değilmi... şırfıntı
jace:....
faythe : ....
marc: o_0 fuck you faythe

  

Biz malone ile olacak savaşı beklerken araya karıştırılan gökgürültüsü kuşları çıkıyor karşımıza. bunlarla mücadele veriliyor , tabi yine kaci ve faythe'in başıan gelmedik kalmıyor. Bazen bu kızın gerçekten 9 canlı olduğuna inanıyorum. Herşey olduya bittiye geliyor , gn kurtarılıyor ,kayıplar veriliyor  ve kitap pat diye orda bitiyor. Halbusi bir marc jace ve faythe arasındaki yüzleşmeyi ve babasının bunu duyduğunda vereceği tepkiyi merakla bekliyorduk.Şimdi bu son kitaba kaldı. Alın burdan yakın...