series finale etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
series finale etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2016 Cumartesi

COVER REVEAL: ROCK WEDDING by Nalini Singh


Releasing: July 19th

New York Times bestselling author Nalini Singh continues her Rock Kiss series with a hot, sweet, emotional contemporary romance about love and forgiveness…

After a lifetime of longing for a real family, Sarah Smith thought she’d finally found her home with rock star Abe Bellamy, even if she knew Abe didn’t love her the way she loved him. But their brief relationship, filled with tragedy and heartache, nearly destroyed her. Alone, emotions in turmoil, and already shaky self-esteem shattered, Sarah struggles to pick up the pieces in the wake of their divorce.

Abe knows he’s to blame for the end of his marriage. Caught in a web of painful memories, he pushed away the best thing in his life – the sexy, smart woman he adores – breaking them both in the process. Then fate throws him a second chance to get things right, to prove to Sarah that she means everything to him. Abe desperately wants that second chance at love...even if he knows he doesn’t deserve it.

But can he convince Sarah – now strong and independent without him – to risk her wounded heart one more time?



I can't wait for the book. I like abe from the beginning . I always wonder why these two couldn't get back together. Now we  wait and learn. So excited.

8 Şubat 2014 Cumartesi

Up From the Grave (Night Huntress #7)



I didn't expect it would end like this.


Yorumumda muhtemelen spoiler olacaktır. Uyarımı yapar başlarım :D
Kitabı özet dahi geçmek istemiyorum aslında. Ha çokmu kötü o kadarda değil. Ama yazarın bu dönüşü yapacağını hiç zannetmezdim. Vampir olduktan sonra anne olma umudu kalmayan cat'i anne yaptı. Nasıl mı? amcası için özel birlikte çalışırken ondan DNA materyali almışlar gizlice. Haberi olmamış . Tüm bunlar don'un ve madigan'ın gizli operasyonunun ürünüymüş. Don neler döndüğünü öğrenince işi bırakmış ve madigan'ı kovdurmuş. ama madigan projeden vazgeçmemiş. Amaçları tüm doğaüstü yaratıkların DNA'sını taşıyan , durdurulamaz bir ölüm makinası tür yaratmak. Bu türün orijini aslında cat. Onun karma DNA'sı bunu mümkün kılıyor. ama mad,gan'ın yaptığı araştırmada onun DNA'sını diğer türlerle birleştirmek çok zor. Ve sonuç alamıyor . Cat'i isteği dışında üremesini sağlamak zorunda. bu işte olmayacağına göre geriye tek bir şey kalıyor. Cat'in yumurtasını bir donör'ün spermi ile yapay yolla döllemek ve yeni türü oluşturmak. Bu donörde kim çıkıyor bilin bakalım. TATE. fucking TATE

Zaten cat ve bones ilişkisinde hep başımıza bela olan tate şimdide  3. tekerlek oluyor. Cat'in kızı tate ile aynı tesiste tutuluyor. Cat ve bones onları kurtarırken kız kaçıyor ve sadece öldürmeyi bildiği içinde yolun üzerinde oldukça çok ceset bırakıyor :D tam annesinin kızı aslında. kızın babası olduğunu öğrenen tate hemen babalık moduna giriyor :S cat ise annelik moduna. bones ise katil moduna :D aslında kızın dilinden bones anlıyor . Kıza yaklaşmaya çalıştıklarındaki sahnelerde tate'in gel babana yaklaşımına karşı bones'un hayatın acı gerçekleriyle yüzleş yaklaşımı daha çok işe yarıyor. Bence harika bir üvey baba olacak :D neyse kitapta bol aksiyon , bol fedakarlık ve Ian var :D evet Ian ahhh ian

lütfen onunda kitabı olsun lütfeeeeeeeeeeeeen :D çok özlerim onu şapşalım benim. :D

Seri finali kitabı olarak uzaklara yelken açalım mutlu mesut yaşayalım (tate yine bizimkilerin dibinde , bırakırmı artık kızını gerizekalı :S)  klişesini kullandığı için benden sadece  yıldız alabildi. Bittiğinede üzülemedim açıkçası . Ian olmasa çekilmezdi zaten :=)

17 Ekim 2013 Perşembe

Alpha (Shifters #6)








And then she couldn't choose her future husband till the end of the book...



This is how I felt about this book. Get real ! no one can love two people at the same time , we're talking about crazy in love, to die for , can't live without him kind of love. So why in the hell she couldn't choose.

and marc was like this all the time




Bir seriyi daha bitirdik. bittiğine üzüldüm diyemeyeceğim aksine büyük bir rahatlama hissediyorum. Sonunda beynime kıymıklar batıran şıllık faythe'i okuma işkencesinden kurtulduk. :D Seri aslında güzel başlamıştı ama aşk üçgenlerine ne denli nefret beslediğimi bilenler bilir. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım(cidden şuanda yatarak yazıyorum :D ) Faythe için en başından beri marc vardı. Tamam marc'ın aşırı sahiplenici , çoğu zaman taş kafalı olduğunu kabul ediyorum ama bir o kadarda koruyucu ve sevgisini göstermekten korkmayan biri. Marc çocukken onlara geldikleri andan beri faythe ile birlikteler , marc'ın ona olan aşkı çocukluktan başlamış , ve biz normal insanlardan bahsetmiyoruz.Bölgeci kedi shifter çinsinden bahsediyoruz. Yani marc'ın kıskanç davranışlarını sineye çekmek için yeterli sebebimiz var. Öte yandan özgürlüğüne düşkün faythe marc'ı defalarca geri çevirmiş , hovarda bir kız. Tamam hayatını yaşa evlenme falanda bir adama bu kadar vurulmaz arkadaş. Sonraları karşımıza jace çıkıyor . Jace başından beri marc'ın onun kız arkadaşı olduğunu bile bile faythe'i ayartmaya çalışıyor. Biz buna manwhore diyoruz. Erkeğin kaltağı. Evet jace bu. Seviyorum saçmalıklarını bırak git . O sadece elde edemeyeceğini elde etmek için orada. Hırs yaptı , sonundada kızın zayıf ama bilinçli anında ondan yararlandı. İkiside suçlu bu olayda tabi. Marc ölmek üzere , abisi ölmüş , kızımız acıları arkasında bırakmak içni karşısına çıkan ilk erkekle yatıyor. Tabi bu kişi kim olacak,hiç paçasından düşmeyen jace. İşte seri benim için  burada bitmiştir. Faythe son kitapta dibine vurdu ihanetin artık. Adamın gözünün içine baka baka onunla öpüşmeler ,koklaşmalar. Marc artık canına tak deyip bunları terkettiğinde bile bir yandan ağlayıp öte yandan jace2i öperek koynunda uyuyakalıyor. Olmaz artık bu kadar. Savaşlar kayıplar blah blah bir sürü laf kalabalığının ardından , son sayfada kızımız seçimini yapıyor. Marc'a burda çok kızdım çünkü hemen yelkenleri suya indirdi.Ben olsam kızı az süründürür gönlünü aldırırdım falan ama yoook , sürünün lideri ,ender dişi kedileriden birine sahipken kimse onu diğerine kaptırmaz değilmi. Yani bu seri başından beri bir zaman kaybıydı. Neyse darısı lanet olası zoey ve inek tayfalarının serisi gece evinin başına. ugh :S

27 Ağustos 2013 Salı

The Mistress (The Original Sinners, #4)


Kitap hakkında genel yorum : Ne bileyim beni hayal kırıklığına uğrattı. Nora kaçırıldı soren'in eşi kingsley'nin kız kardeşi tarafından (evet ölmemiş aman ne büyük süpriz) . Kafadan sakat marie nora'ya neden wesley'e ve soren'e aşık olduğunu , hangisini daha çok sevdiğine dair hikayeler anlattırıp duruyor. Yani sık sık flash back'ler var. Sanki serinin beyaz yıllar kısmında bu flash back'lerin olduğu yıllara ait hikaye örgüsünü okumayacakmışız gibi. Bu arada norayı kurtarma planı yapan erkeklerimize soren'in yeğeni laila ve ne alakaysa dediğim zach'in karısı grace'de katılıyor. Kitapta herkez o kadar açık fikirli o kadar sevgi yumağı ki kusabilirim . Kimin eli kimin cebinde belli değil. 

Gelelim karakterlere

Wesley: ilk baştan beri kitapta taptığım , en çok sevdiğim karakter olan wesley bu kitapta yerden yere vurulmuş. Nora'ya aşığım diye dolaşan ona evlenme teklif eden wesley'den ,norayı kurtarmaya gelince nedense bir icraat göremiyoruz. Wesley'nin aklına dank ettirildi bazı şeyler. nora ve ben ayrı dünyaların insanıyız, ben s&m dünyasını anlamadım anlamayacağımda, bari karşıma istediğim gibi uzun bacaklı masum zeki güzel ve vanilla laila çıkmışken fırsatı kaçırmıyımda şunu beceriyim , evleniyim o benim gelecekteki prensesim olsun . höh diyorum. Ben olsam bu kadar sevmeme rağmen kitapta öldüreceğim bir karakter yapardım onu. yani nora uğruna ölse daha güzel olacakmış onun sonu sanki. evet acı ama gerçek. madem karakteri mahvedeceksin bari gözümüzde onurlu bir son ver ona :=))
soren: Soren yanmış yıkılmış , kingsley'e olan aşkı depreşmiş , nora ölürse bende ölürüm triplerinde gezinmekte. laila'nın iffetini korumaya çalışırken grace'in teklifini kabul etmesine ve bunu korunmadan yapmasınada hayretler içinde bakarak okudum doğrusu. Evet soren'imiz çilli kızıl grace ile bir seans geçiriyor. yaralı olan nora yüzünde üzerinde çalışabileceği bir sub olmadığından strese giren soren'i yatıştırmak ve bu dünyadan bir tad bir doku isteyen grace fedakarlık yapıyor :P bu kadar masum vanilla gösterilen grace'in soren'in acılı seasına gık demeden yanıt vermeside çok bayat bir numaraydı. daha bayatı ise bu geceden önce yıllardır hamile kalamayan grace'in 18 ay sonra tanıştığımız oğlunun sarışın olmasıydı. sen anla gelinim. 
kingsley:nora'yı çok sevmeyen ama belli etmeyen kingsley burda açık açık belli ediyor işte. Noranın dibine kadar gelen o anda onu kurtarabilecekken ablamı sırtından vuramam bahanesi ile geri dönen kingsley soren'in kendini feda etmesinin ardından aşkının peşinden koşup günü kurtarıyor ve norayı sorenle ölmeden oradan çıkarıyorlar. Kingsley'de bir anda baba oluverenlerden seride. Soren ile ilişkileri dahada ilerlemiş durumda artık.

grace: kitapta en gereksiz kişilikti bence . Zach'in nora ile ilişkisine kızmayan aksine noraya minnettar kalan grace zach'i bir şartla affediyor. bende S&M olayını bir kere deneyeceğim. Zach avustralyada konferansta ve izin veriyor. bunun üzerine gelişen olaylada soren2e karşı duygular beslemeye başlayan grace onunla bir gece geçiriyor ve 18 ay sonra diye geçilen kısımda bir oğlunun olduğunu öğreniyoruz. adı fionn irlanda dilinde sarışın demekmiş bak şimdi. zach ve soren'in telefon konuşmasında bize açıkça söylenmesede ifadeden oğlanın soren'den olduğunu anlıyoruz. höh ya, pembe dizi gibisiniz.

laila: yorum bile yapamıyorum. Sanki yazar laila'yı wesley için yaratmış ,onunda boynu bükük kalmasın diye al sana hayalindeki kız demiş.
nora: ben wesley'e aşığım , zach'e aşığım, soren'e deli gibi aşığım , kingsley'i seviyorum edalarında ama ben size gerçeği söyliyim
nora wesley'i kullandı , kingsley'e soren için katlanıyor, zach'le çalıştığı için ve onu alaya almayı seviyor , nora soren'e deliler gibi aşık. kitapta aşk tek kişilik değildir, aynı anda 20 kişiyede aşık olunur neden olmasın felsefesi var ama bende bunu anlamıyorum işte. Wesley'nin ondan ayrılmasından sonra timsah gözyaşlarını 2 kere zoraki döken nora bunun kanıtıdır. aşk tek kişiye karşı beslenir arkadaş. Kitap kendini çürütüyor. Diğre duyguları aşk ile karıştırıyor ve akıl karışıklığı yaratıyor.
Neyse işte son kitap olarak bekleneni veremedi benim için doğrusu.